Enstitü Müdürümüz Prof. Dr. Şevket Özden Erzincan Konfederasyonu’nun Düzenlediği “13 Mart 1992 Erzincan Depremi Anma ve Panel” Toplantısına Katıldı.
Prof. Dr. Şevket Özden, panelde yaptığı “ERZİNCAN, BÜYÜK DEPREMLERİN YURDU” başlıklı sunuşunda ülkemizdeki deprem farkındalık tarihinin 1939-Erzincan depremi ile başladığını söyledi. Türkiye topraklarında kaydedilmiş en büyük deprem olan 1939-Erzincan depremindeki can kayıplarının o günkü nüfusumuza oranlandığında ortaya çıkan rakamın tarihimizdeki diğer büyük depremlerin her birinden en az 3 kat fazla olduğunu belirtti.
Depreme hazırlık sürecinin önemli olduğunu vurgulayan Prof. Özden, kentsel dönüşümün önemli olduğunu ancak bir taraftan da mevcut yapı stoğunun basit güçlendirme yöntemleri ile en azından ölümlere sebebiyet vermeyecek dayanım seviyesine çekilebileceğini belirtti. Diğer yandan depreme dayanıklı yapı tasarımı konusunun hem projelendirme hem de imalat aşamalarındaki farkındalıkla sağlanabileceğini belirten Prof. Özden “yetkin-mühendislik” “profesyönel-mühendislik” kavramlarının bir an önce hayata geçirilmesi ve bu alanda yeni hukuki düzenlemelere ihtiyaç duyulduğunun altını çizdi.
Konuşmasının bir bölümünü “Binalarımız ve Hatalarımız” konusuna ayıran Prof. Özden, Erzincan Binali Yıldırım Üniversitesi İnşaat Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof.Dr. Hakan Yalçıner ve ekibinin “Betonarme Binalarda Korozyon ve Etkileri” konulu çalışmasına da değindi ve “Eğer binalarımıza iyi bakmazsak, demirlerin paslanmasını umursamazsak, bu durumda binamızın depremde ağır hasar görmesi veya yıkılması kaçınılmaz olur. Hepimiz öncelikle evlerimizi bu gözle incelemeliyiz” dedi.